DOSYA HABER – Brüksel’in “altın renkli açık hava müzesi”: Grand Place meydanı

Belçika’nın başkenti Brüksel’in tarihi ve turistik merkezi Grand Place, Karl Marx, Victor Hugo gibi ünlü isimlerin eserlerini yazdığı evleri barındırması ve farklı mimarı tarzlarla donandığı tarihi binalarla dünyanın en güzel meydanlarından biri olarak biliniyor.

Anadolu Ajansının “Avrupa’nın ilgi çekici yapıları, şehirleri, tematik şehirleri, sembolleri” dosya haberleri çerçevesinde, “dünyanın en güzel meydanları” listelerinde ilk sıralarda yer alan, Avrupa’nın merkezi konumundaki Brüksel’in eski şehrinin merkezi, Grand Place (Flamanca Grote Markt) ele alınıyor.

Avrupa’da turistler için en ilgi çekici yerlerin başında kentin tarihi merkezinin bulunduğu “eski şehir”ler (old town) geliyor. Gelişmiş şehirlerin ortasında, tarihi dokunun yüzyıllardır korunduğu bu alanlar mimarisiyle göz dolduruyor.

“Dünyanın en güzel meydanları” listelerinde ilk sıralardaki Grand Place’a ulaşmak için geçilen dar, ara sokaklardan göze çarpan ilk manzara, zaman yolculuğuna çıkıldığı hissini uyandırıyor.

Yan yana dizili, altın işlemeli büyüleyici binaların çevrelediği, trafiğe kapalı, Arnavut kaldırımlı 15 bin metrekarelik meydan, açık hava müzesini andırıyor.

Barok, Gotik ve 17. yüzyıl Fransız mimarisinin izlerini taşıyan meydanın 360 derecelik manzarasında her bakışta ayrı bir güzellik göze çarpıyor.

Ön cephelerinde 1600’lerde inşa edildiği yazan, sayısız heykeli barındıran binalar, Brüksel’in Avrupa’nın sanayi merkezlerinden biri olduğu, ihtişamlı dönemini yansıtıyor.

Tarihi 12. yüzyıla dayanıyor

Başkent Brüksel Hükümeti’nin turizm ajansı Visit.Brussels’ın Basın Sözcüsü Jeroen Roppe, AA muhabirine, meydanın tarihinin 12. yüzyıla dayandığını, gıda pazarı olarak inşa edildiğini ve bu nedenle isminin “büyük pazar” anlamına geldiğini söyledi.

Roppe, zaman içinde Brüksel’de ticareti kontrol eden güçlü loncaların merkezlerinin ve bazı şahıslara ait evlerin inşa edildiğini anlatarak, meydanın 1695’te Fransa Kralı 14. Louis’in birlikleri tarafından bombalandığını ve daha sonra neredeyse tamamen yeniden inşa edildiğini belirtti.

Grand Place’ın mevcut görünümünü 19. yüzyıldan aldığını, 1998’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdiğini kaydeden Roppe, meydanı günde 30 bin civarı kişinin ziyaret ettiğini bildirdi.

Marx’ın Manifesto’sunun, Victor Hugo’nun birçok eserinin ilham kaynağı

Grand Place’taki Turizm Ofisi’nden alınan bilgiye göre, 1845-1848 yıllarında Brüksel’de yaşayan Alman düşünür Karl Marx, zamanının çoğunu Grand Place’taki La Maison du Cygne (Kuğu Evi) isimli 10 numaralı binada geçirdi.

Yakın arkadaşı Friedrich Engels ile burada sık sık buluşan Marx’ın 1848’de yayınladığı Komünist Manifesto’nun Kuğu Evi’ndeki toplantılarda yazıldığına inanılıyor.

Halihazırda restoran olarak hizmet veren Kuğu Evi’nin kapısında “Marx’ın evi” olduğuna dair ibare bulunuyor. Binanın ikinci katında ise altın harflerle, restore edildiği yıl olan “1698” yazıyor.

Grand Place’taki 26 numaralı Maison du Pigeon (Güvercin Evi) ise 1852 yılında Fransız yazar Victor Hugo’yu ağırlamasıyla anılıyor.

Hugo’nun Napolyon Bonapart’ı eleştirdiği “Napoleon le petit” (Küçük Napolyon) isimli eserini burada yazdığı biliniyor.

Güvercin Evi, Belçika’nın dünyaca ünlü çikolata markası Neuhaus’un şubesi olarak hizmet veriyor. Duvarında “Hugo’nun evi” olduğuna dair bir ibare bulunuyor.

Dikkati çeken detaylar

Halen Brüksel Belediyesi olarak kullanılan, Grand Place’ın en görkemli binası Town Hall, simetrik olmayan yapısıyla dikkati çekiyor.

Asimetrikliğinin nedeni olarak yapımının, 1402-1455 yıllarında farklı aşamalarda tamamlanması gösterilse de mimarının, hatasını anladığında binadan atlayarak intihar ettiğine dair efsane dolaşıyor.

Belediye Binası, yaklaşık 100 metre uzunluğundaki çan kulesiyle kentin hemen her yerinden görünüyor.

Belediye binasının tam karşısında ise halihazırda Brüksel Şehir Müzesi olan, ancak 13. yüzyılda yapıldığında ekmek satılan, bu nedenle Broodhuis (Ekmek Evi) olarak anılan gotik tarzdaki bina yer alıyor.

Bina, dönemin kralı tarafından saray olarak kullanıldığı için “Maison du Roi” (Kralın Evi) olarak da biliniyor.

Grand Place’taki binaların ön cephelerinde yer alan heykellerden, dikkati en çok 1744-1780 yıllarında Avusturya Hollandası’nın hükümdarı olan Lorraine Dükü 5. Charles’ın atının üzerindeyken selam verdiği ihtişamlı altın heykel çekiyor.

“Dünyanın en güzel meydanı olduğunu düşünüyorum”

Grand Place, ziyaretçi ağırlamaya sabah saatlerinden itibaren başlıyor.

Almanya’da yaşayan Rus turist Olga Odaonova, meydanı gezdiği sırada yaptığı açıklamada, “Meydanın harika manzarası var. Başka Avrupa şehirlerine de gittim. Buraya da Paris’ten geldim ama burası çok farklı. Dünyanın en güzel meydanı olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda en büyük meydanlarından da olabilir. Burayı tekrar ziyaret etmeliyim.” diye konuştu.

İngiltere’de yaşayan Pakistan asıllı Qurrat Khan, “Meydandaki her şeyden çok etkilendim. Binaların mimarisi harika. Buraya ilk gelişim değil. Ama her geldiğimde çok fazla kalabalık görüyorum.” dedi.

İtalyan Andrea di Fiore, “Meydan hem sabah hem akşam ışığında çok güzel. Özellikle sabah erken saatte geldiğimizde Brüksel havasını daha iyi teneffüs edebildik.” ifadelerini kullandı.

Güney Koreli lise öğrencisi Yumin Noh, yurt dışındaki ilk deneyimi olduğunu, bir turist rehberi eşliğinde meydanı gezdiğini ve mimarisinden çok etkilendiğini söyledi.

Belçikalı Manuel Valente de yalnızca turistlerin değil, kendisi gibi Brüksel’in yerlilerinin de meydanı sık sık ziyaret ettiğini belirterek, şunları aktardı:

“Grand Place, öncelikle gözlerime hitap ediyor. Dünyadaki en güzel yerlerden biri. Belçika’nın turizmi için bir değer. Şehir merkezine her indiğimde buraya uğramadan geçemem. Ayrıca benim için özel bir anlamı da var. Eşime Grand Place’ta evlenme teklifi etmiştim.”

En gözde restoranlar, kafeler ve çikolatacıların merkezi

Grand Place, meşhur Belçika çikolatasının önde gelen markalarına, şık restoranlara ve kafelere ev sahipliği yapıyor.

Meydanda sık sık kültürel aktiviteler, festivaller düzenleniyor. Özellikle meydanın çiçeklerden yapılan halıyla kaplandığı, iki yılda bir yapılan etkinlik, dünya çapında ilgi görüyor.

Grand Place 2014’te Türklerin Belçika’ya göçünün 50’nci yılı anısına Türk halısına bezenmişti.

Mayıs 2022’de meydanda Türk halk oyunları sergilenmiş, çok sayıda Türk ve yabancı seyirci coşkuyla eşlik etmişti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx