Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT’in 97’nci kuruluş yıl dönümünde konuştu

Türkiye’de bir eksen kayması yaşanmadığını belirten Erdoğan, “Uzun arayışlardan sonra ülkemiz asıl eksenini bulmuştur. Bu eksenin adı da Türkiye eksenidir” ifadelerini kullandı.

Ayrıntılar gelecek…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde:

“Milli İstihbarat Teşkilatımızın değerli mensupları sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kale yerleşkemizin tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. MİT’in 97. yıldönümüne ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Kuruluşundan bugüne teşkilatta emeği geçen tüm isimsiz kahramanlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Rabbim şehitlerimizin ruhlarını şad mekanlarını cennet eylesin.

Sözlerim hemen başında bir hususu ifade etmek isterim. 2002’den beri Türkiye’nin hizmetindeyiz. Sizlerle hep yakın mesai içerisinde olduk. Kritik günler yaşadık, nice badireleri aştık, nice zorlukların üzerinden başarıyla geldik. Tüm bu süreçte MİT mensuplarımızın sadece kahramanlıklarına değil, analiz kabiliyetlerine de şahitlik ettik. Devleti için gerektiğinde düşünmeden canını verecek nice kardeşlerimizle beraber omuz omuza çalıştık. Kimi zaman ailesinden, kimi zaman sevdiklerinden fedakarlık ederek görev yapan MİT mensuplarımıza buradan ayrı ayrı tebrik ediyorum.

Masada ve sahada güçlü Türkiye iddiamız, tüm unsurlarıyla gerçeğe dönüşmektedir. Dünyanın farklı kıtalarındaki pek çok muhattabımız bunu dile getiriyor. Gerek ülkemizin attığı adımları takip edenler, gerek 2002 Türkiye’si ile bugünü karşılaştıranlar, aradaki farkı görüyor.

Gerek ülkemizin adımlarını takip edenler gerekse 2002 öncesi ile bugünü karşılaştıranlar aradaki farkı gayet iyi görüyor. Birilerinin iddialarının aksine ülkemizde bir eksen kayması yaşanmamış uzun arayışlardan sonra ülkemiz asıl eksenini bulmuştur. Bu ekseninin adı da Türkiye eksenidir. Eskiden olduğu gibi, başkaları ne der, kaygısıyla hareket etmiyoruz. Hayata geçirdiğimiz tüm projeleri Türkiye eksenli olarak belirliyoruz. Doğru zamanda doğru adımlarla milletimizin çıkarlarını cesaretle savunuyoruz. Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyonlarımız bunun açık örneğidir. Yaklaşık 30 yıllık işgalin ardından Karabağ’ın özgürlüğüne kavuşturulması bunlardan biridir. Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e kadar mavi vatanımızı koruma güdümüz bunlardan biridir.

Güvenlik kurumlarımızın eş güdümlü çalışması milletimize bu başarıyı yaşatmıştır. Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte dünyada taşlar yerinden oynadı. Bu yeni dönemde jeopolitik önem kazandı. 5-10 yıl öncesine kadar savunma harcamalarını yük gören devletler adeta bir silahlanma yarışı içerisine girdi. Güvenlik birimlerinin görev alanını daraltmaktan bahsedenler bugün güvenlik kurullarına sınırsız yetki veriyor. Geçmişte bizi eleştirenler şu anda bizi takdir ediyor. Yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğumuz savunma sanayii, bugün katma değeri en yüksek ihracat kalemi haline geldi.

İnsansız savaş uçağımız ANKA-3 ilk uçuşunu başarıyla gerçekleşti. KIZILELMA testleri devam ediyor. Ordumuz ve emniyetimizle birlikte MİT’in de kapasite ve kabiliyeti güçlenmektedir. Bunun müspet sonuçlarını terör örgütleri ile mücadelede görüyoruz. MİT yaygın kaynak ağı ile teröristlere nefes aldırmıyor. Nokta operasyonlarla PKK’nın sözde lider kadrosunu inlerinden çıkamaz hale getirdik. Artık istihbarat teşkilatımız bunların ayak takımları ile uğraşmıyor. Tamamıyla lider kadrolarını yok etme gayretinde. Maliyeti yüksek olan bir adım atalım, bu mücadeleyi böyle sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. İnlerine girdik, girmeye de devam edeceğiz. Aralarında örgütün sözde başkanlık konseyi, yürütmek konseyi, maliye, dış ilişkiler sorumlularının da olduğu çok sayıda terörist ülkemiz için artık bir tehdit olmaktan çıkarıldı.

Türkiye Cumhuriyeti belki yarına bırakır ama ihaneti ve terörü kimsenin yanına kar bırakmaz. DEAŞ’ından FETÖ’süne, PKK’sından DHKP-C’sine kadar hiçbir illegal yapıya hayat hakkı tanımayacağız. Devletimizin nefesi sürekli teröristlerinde ensesinde olacaktır.

Rahmetli Turgut Özal döneminde başlayan MİT’in sivilleşmesi bizim dönemimizde hız kazandı. Vesayet dönemleri sadece ekonomimize, demokrasimize değil, devletimizin omurgasını oluşturan kurumlarımıza da zarar vermiştir. İnşallah bir daha benzer enerji, vakit ve odak kayıplarının yaşanmasına müsaade etmeyeceğiz. Bugün teşkilatın tehdit öncelikleri ülkemizin öncelikleri ile son derece uyumludur. Önümüzdeki dönemde teşkilatın personel kapasitesini daha da güçlendireceğiz. Türkiye’nin güvenlik konseptinin aynı kalması elbette düşünülemez. Değişen şartlara göre ülkemizin güvenlik hassasiyetlerini güncelliyoruz. Son dönemde düzensiz göç gibi, radikalleşme gibi, organize suçlar gibi, yabancı karşıtlığı ve İslam düşmanlığı gibi yeni tehditler de kurumumuzun radarına girmiştir. 5. kol elemanlarına kesinlikle göz açtırmayacağız.

Ülkemizdeki casusluk şebekesini ortaya çıkaran teşkilatımız, bizi tehdit edenlere cevabımızı çok net şekilde vermiştir. Bu İsrail’i şaşırtmıştır.”

Ayrıntılar gelecek…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx